Monthly Archives: Nisan 2012

Spiralli Defter

-Şu an öyle bir durumdayız ki, ne söylesek klişe film repliği gibi olacak ve bir anda birbirimizden tiksineceğiz.

+Burada olma sebebimiz de bu değil mi zaten?

-Bak, yaptın işte.

+Tiksindin mi?

Cevap vermemesi iyi olmuştu. Vermiş olsaydı, ters yönlere doğru koşarak uzaklaşmalarıyla sonuçlanacak olan bir süreç başlayacaktı ve koşmak, o an istediği son şeydi. Önündeki defterin spiralleri arasındaki boşlukları karalamaya devam etti. Yanındaki ise sorgulamayan gözlerle, bu anlamsız hareketi izliyordu. Sorgulamak gibi bir niyeti olmadığı belliydi.

-Hadi klişeleştirilmemiş şeyler söylemeye çalışalım, anlamlı olması şart değil.

+Niye?

-Ben de bilmiyorum.

+Patates kızartması.

-Olmaz o.

+Ev yapımı ama?

-Olmaz dedim. Ben mi başlasam?

+Haydi.

-Çocukken üstüme devrilen televizyon ve kafamı yaran başucu.

+Ayıp etmişler.

+Şimdi “Onlar olmasaydı ne değişirdi?” diye sorsam, kusmak zorunda kalacağız, değil mi?

-…

+Tamam.

-Spiralli defter.

+Bel çantası.

Reklamlar